logo

Yüz Yüze Konuşmaya Ne Dersiniz?

Yaptığı her işte en güzelini yapmaya çalışan, yaratıcı, disiplinli bir ekibiz. Topluluk yönetimi, eğitim teknoloji ve robotik gibi niş konularda uzmanlıklarımız var. Birlikte neler yapabileceğimize bakmak, tanışmak, hayata katma değer sağlamak için görüşmeye ne dersiniz?
iletisim@artistanbul.io
+90 0212 251 64 37

Erzurum BİLSEM’de Turkcell Zeka Küpü

Erzurum BİLSEM’de Turkcell Zeka Küpü

Bahar döneminde hızla devam eden Turkcell Zeka Küpü eğitimlerimizin dönem sonundaki durağı, Erzurum BİLSEM oldu.

19-23 Haziran 2017 tarihleri arasında verdiğimiz eğitim öncesinde malzeme sayımı ve laboratuvar kurulumu gibi hazırlıklar için bir gün öncesinden Erzurum’a vardım. Erzurum Bilim ve Sanat Merkezi’nde görevli olan Bilişim Teknoloji öğretmeni Bedri Daştan ile haberleşip okula geçtik. Diğer BİLSEM okullarına kurulan Teknoloji Laboratuvarları’ndan farklı olarak 20 dizüstü bilgisayar bulunuyordu. İftar saatine kadar hızlıca kurulum ve sayımları tamamlayıp, ertesi güne hazır hale getirmem gerekiyordu. Gün boyu yanımda kalıp yardımcı olduğu için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.

Erzurum Remzi Sakaoğlu Bilim ve Sanat Merkezi, Palandöken Kayak Merkezi’ne yakın bir konumda konuşlanmış, geniş bahçeli ve yüksek kapasiteli bir okul. 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında yeni binasına taşınmış ve branşlara göre okul içerisinde dekorasyon ve düzenlemeler yapılmış.

 

Eğitimin 1. Günü

Önce tüm öğrencilerle tanışma faslımızı hallettik. Bayburtlu olduğumu söylediğimde ufak çaplı bir şaşkınlık geçirip sevindiler :). Öğrencilerden birkaçı blok programlama ve Arduino konularını kurcalamışlardı. Hepsi de çok heyecanlıydı. Eğitim süresince neler yapacağımızdan bahsettikten sonra konularımıza başladık.

Öncelikle, “Turkcell Zeka Küpü Projesi nedir?”, “Maker nedir?” sorularının cevaplarını, neden bu eğitimleri verdiğimizi ve ileride ne gibi projeler yapabileceklerini konuştuk. Sonrasında 3 boyutlu yazıcının çalışma prensibi, 3 boyutlu tasarım konuları üzerinde durduk. Tinkercad üzerinde tasarımlarımızı yaptıktan sonra, Zeka Küpü Laboratuvarlarına kurulan 3B yazıcı olan Ultimaker 2+’ın çalışma prensibini, parçalarının görevlerini cihazın üzerinde görerek açıkladık. Çıktı almak için Cura uyguylamasını nasıl kullanacağımızı ve hangi ayarlara dikkat etmemiz gerektiğini vurguladıktan sonra ilk 3D çıktılarımızı almaya başladık.

Öğle molasından sonra Maker ve Kodlama Kiti ile uygulamalara başladık. Temel ve Gelişmiş Kodlama Kiti arasındaki farklılıklar, her bir parçanın ne işe yaradığı ve nasıl çalıştığını uygulamalar yaparak deneyimledik. Bunu yaparken de Maker ve Kodlama Kiti için tasarlanan TBlok mobil uygulamasını kullandık. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Fatih Projesi kapsamında dağıttığı Android işletim sistemli tabletlerde kolaylıkla kullanıp hep birlikte uzaktan kumandalı araba, ışığa duyarlı hareket eden robot, sesin şiddetine göre çeşitli hareketler yapan araç vb. uygulamalar yapıldı. TBlok’tan sonra bir üst seviye olan S4A ile Maker ve Kodlama Kiti kullanımına geçtik. Öğrencilerimiz önce Zeka Küpü LMS sisteminden S4A firmware (donanım yazılımı) dosyasını indirip Makey Oz+’larına yüklediler. Ardından S4A’ya bağlanarak Makey Oz+’ı kodlamayı deneyimlediler. Kendi aralarında oyun tasarlayıp keyifli vakit geçirdiler.

Dolu dolu geçen günün sonunda öğrencilerimiz bir sonraki gün ne işleyeceğimizi sorarak okuldan ayrıldılar.

 

Eğitimin 2. Günü

App Inventor ile mobil programlama konusuna giriş yaptık. Mobil programlamanın günümüzdeki yeri ve önemi üzerinde durduk. Genel mantığı nedir ve nasıl bir mantıkla ilerlemeliyiz konularını konuştuktan sonra hep birlikte uygulama geliştirme arayüzünü inceledik. Uygulamaya başlarken ilk başta zorlanır mıyız diye düşünürken hızlıca kavrayıp ilerleyenler bile oldu :). Birlikte yaptığımız uygulamaların dışında kendi mobil programlarını yazan öğrencilerin çoğunlukta olması, mutluluk vericiydi. Tüm öğrencilerin cep telefonları olmadığı için Milli Eğitim Bakanlığı’nın Fatih Projesi kapsamında dağıttığı Android işletim sistemli tabletlerde çalışmalarımızı denedik. Cep telefonu olanlar telefonlarında da deneyip görebildiler elbette.

Bu arada, üç öğretmenimiz de eğitim sürecinde bizimle beraber derslere katıldılar. Onlar da öğrencilerle birlikte aktif olarak sorular sorup uygulamalarını hazırladılar 🙂

 

Eğitimin 3. Günü

Öğrencilerin özellikle bir kısmının heyecanla beklediği Arduino çalışmalarımıza nihayet geçtiğimiz gün :). Öğrenciler arasında Arduino’yu daha önce incelemiş, hatta kullanmış olanlarla birlikte hiç incelememiş olanlar da vardı. Bu nedenle de sıfırdan başlayarak Arduino nedir, nasıl bir şeydir, dokunarak ve görerek inceledik. Arduino geliştirme araçlarının arayüzünü, kod yapısı ve kullanacağımız önemli kod kalıplarının neler olduğu üzerinde durduk. Kullanacağımız malzemelerin üzerinden hızlıca geçtikten sonra ilk uygulamamız olan LED yakma ile başladık. Adım adım farklı sensörleri tek tek ve sonrasında birleştirerek birbirinden değişik uygulamalar, projeler geliştirdik.

 

Proje Geliştirme Günü

Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi Zeka Küpü eğitimlerinde, üç eğitim gününden sonra da iki gün boyunca proje geliştirme üzerine yoğunlaştık. Öğrenciler bugüne kadar işlediğimiz konular içerisinden diledikleri konuyu ya da konuları seçerek projeler geliştirme çalışmaları yaptılar.

Ayrılık günü geldiğinde hepimizde tatlı bir hüzün vardı. Birbirimizi tanıdığımız, keyifli bir eğitim geçirdiğimiz için çok mutlu, ayrılacağımız içinse hüzünlüydük. Sürekli iletişimde kalabilmek için telefon ve e-postalarımızı paylaştık tabii.

 

Erzurum’dan Manzaralar ve Yemek

Eğitim Ramazan ayına denk geldiği için derslerin sonrasında pek enerjim kalmıyordu. Dolayısıyla bu kez akşamları yemek yemek için dışarı çıkıp küçük bir yürüyüş yapmak dışında pek gezme olasılığım olmadı maalesef. Bu yürüyüşlerim sırasında karşılaştığım tarihi yapıların beni etkilediğini söylemeden geçemeyeceğim. Özenle korunmuş ve bakımlı olmaları özellikle mutluluk vericiydi. Bunun yanında Arkeoloji Müzesi, Atatürk Müzesi, Yakutiye Medresesi gibi birkaç güzel müze ve tarihi eserlerin sergilendiği yerlere de mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

İftar için gittiğim yerler arasında en beğendiğim iki restorandan bahsedeceğim. Birincisi, döneri ve cağ kebabı ile meşhur olan Dönerci Hacıbaba; sadece dönerinden tattım ve Bayburt’tan sonra yediğim en iyi döner diyebilirim :). İkinci sırada ilk kez cağ kebap deneyimlediğim GelGör Cağ Kebap; burası bir harika dostlar! Yolunuz Erzurum’dan geçerse mutlaka uğramalısınız.

Bunun yanında Anadolu insanımızın misafirperverliği, samimiyeti ve güleryüzü, Erzurum için de geçerliydi elbette.

Bu keyifli ve dolu dolu eğitim boyunca her gün yanımda olan başta Bedri Daştan öğretmen olmak üzere, tüm Erzurum BİLSEM öğretmenlerine gönülden teşekkürler.

Bir başka eğitimli günde görüşmek üzere.

Deniz Erkul

<p>Deniz ofisimizde eğitim belgeleri yazmaktan ötürü gencecik yaşında “kedili teyze”lerden biri oldu. Ofisimizin gerçek patronu Van kedimiz “Rakı Bey” ile aralarında seviyeli bir ilişki olan Deniz’e mutluluklar diliyoruz.</p>

Yorum Yok

Yorum Yaz

Yorum
İsim
E-Posta
Website