Hayallerim, aşkım ve sen…

Hayallerim, aşkım ve sen…

sabah kahvesi

Pardus kapağı sabaha karşı nihayet bitti… Son rötuşlarını atıyorum. Saat 9:30 gibi bir göz atmaları için Görkem Çetin ve Erkan Tekman’a atıp, güzel bir banyo yaptıktan sonra işe gideceğim.

Bu konuyu da sayfaya çaktıktan sonra -ki saat 12:00 gibi olur- bir sayıyı bitirmenin en keyifli kısmı olan renkli çıkışlardan sayfaları son kez okuma aşamasına geçeceğiz :)… Pazartesi’den itibaren üç-dört günlük bir mola vereceğim.

Çimende yürümek istiyorum biraz… Ya da ne bileyim, gideyim Balat’a, üstü açık bir mekânda çayımı içip, kitaplarımı okuyayım diyorum.

Geçen gün dergisinden istifa eden bir arkadaş söyledi, bir süredir bunu düşünüyorum: “Modern bir insanın günde üç saatini kendisine ayırması gerekirmiş… Ben üçü geçtim, günün sadece tek bir saatini kendime istiyorum artık!”

Hayat sürprizlerle doludur. Dergiciliği bıraksam ne olur acaba?

Ali Işıngör

1974 yılında İstanbul’da doğdu. İtalyan Lisesi’nde okudu. Kendini bildi bileli ölesiye bir şekilde merak ediyor, bir şeyler okuyor, araştırıyor ve yazı yazıyor. Bu dürtülerini bir hayat tarzına dönüştürüp, böyle yaşayabileceğini anlayınca gazeteci olmaya karar verdi. 1992’de başlayan gazetecilik/yazarlık macerasında yolu Corriere Della Sera, Panorama, M5 Haber, Il Sole 24 Ore, Focus gibi çeşitli dergi ve gazetelerden geçti. Topluluk yöneticiliğinden arta kalan boş zamanın büyük bir kısmını hayaller kurmakla, çizgiroman okumakla (favori kahramanı Corto Maltese’dir), merak etmekle ve özgür yazılım projelerine katkı vermekle harcıyor.

Yorum Yok

Yorum Yaz

Yorum
İsim
E-Posta
Website