E-Bülten’e kayıt olun

E-Posta:



Etkinlikten Etkinliğe…

Etkinlikten Etkinliğe…

Nasıl mıyım? Hayatımın en yoğun dönemlerinden birini yaşıyorum.

Bu hafta sonu Barış Metin, Erkan Tekman ve Çağlar Onur ile yaptığımız foto-safari kaçamağını saymazsak, inanılmayacak bir koşuşturma ve çalışma temposunun içine düşmüş durumdayım…

Artistanbul olarak yaklaşık 45 gündür Türkiye’nin ilk açık tasarım haftasının, Street Design Week‘in organizasyonu ile uğraşıyoruz. 22-28 Mayıs tarihleri arasında Nişantaşı, Maçka ve Teşvikiye sokaklarında düzenlenecek olan bu etkinliği; Milano’da Zona Tortona, Londra’da ise Soho’da her yıl benzerleri düzenlenen uluslararası “sokak buluşmaları”na benzetebiliriz. Oralarda da olduğu gibi, ünlü tasarımcıların imzalarını taşıyan işler, caddelerde ve ara sokaklarda ansızın karşımıza çıkarken; çok sayıda genç yeteneğe de “bir kuruş ödemeden” tasarımlarını ünlü isimlerle yan yana sergileme fırsatı doğacak.

Etkinlik boyunca tüm danışmanlık, tasarımların yerleştirmesi, çevre düzenlemesi, güvenlik ve PR hizmetlerinin organizasyon komitesi tarafından “ücretsiz olarak” sağlanacağı bu organizasyonda, bir de tanıdık isim yer alıyor: Umut Pulat.

Tulliana 2.0’ı dün itibariyle depoya atan Umut, bir aksilik olmazsa bize bir Pardus simgesinin (icon) nasıl oluşturulduğuna dair hoş bir video hazırlayacak. Şu an için yeri kesin olmayan bir noktadan, bir geniş ekran aracılığıyla bu videoyu yayınlamayı hedefliyoruz…

Meren‘in de bahsettiği gibi, beyefendinin memleketten gitmesiyle birlikte tüm Pardus ekibi içinde bir fotoğrafçılık hamlesi başlamış durumda. Fotoğraf terimleri sözlüğü, “How To”lar ve tripod eşliğinde çalışan Barış Metin, bu işi en ciddiye alan arkadaşımız. En akla ziyan fotoğrafları çekeninse Çağlar olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Her neyse, Pardus Fotoğraf Klubü’nün sanatsal çalışmalarına dair “ibret vesikalarını” yakın bir zamanda sizinle buradan paylaşacağım :)…

Bu arada şenlikte ben de varım. Cuma günü 11:30’da, “Bilişimci Olmayan Penguenler Linux’u Nasıl Görüyor?” başlıklı panelde konuşmacıyım. Tasarım ve masaüstü yayıncılık tarafında Linux’un taşıdığı üstünlük ve zayıflıklarından bahsetmeyi düşünüyorum. Masanın “bu tarafında” durum ne, onu anlatmaya çalışacağım…

Ali Işıngör

1974 yılında İstanbul’da doğdu. İtalyan Lisesi’nde okudu. Kendini bildi bileli ölesiye bir şekilde merak ediyor, bir şeyler okuyor, araştırıyor ve yazı yazıyor. Bu dürtülerini bir hayat tarzına dönüştürüp, böyle yaşayabileceğini anlayınca gazeteci olmaya karar verdi. 1992’de başlayan gazetecilik/yazarlık macerasında yolu Corriere Della Sera, Panorama, M5 Haber, Il Sole 24 Ore, Focus gibi çeşitli dergi ve gazetelerden geçti. Topluluk yöneticiliğinden arta kalan boş zamanın büyük bir kısmını hayaller kurmakla, çizgiroman okumakla (favori kahramanı Corto Maltese’dir), merak etmekle ve özgür yazılım projelerine katkı vermekle harcıyor.

Yorum Yok

Yorum Yaz

Yorum
İsim
E-Posta
Website