logo

Yüz Yüze Konuşmaya Ne Dersiniz?

Yaptığı her işte en güzelini yapmaya çalışan, yaratıcı, disiplinli bir ekibiz. Topluluk yönetimi, eğitim teknoloji ve robotik gibi niş konularda uzmanlıklarımız var. Birlikte neler yapabileceğimize bakmak, tanışmak, hayata katma değer sağlamak için görüşmeye ne dersiniz?
iletisim@artistanbul.io
+90 0212 251 64 37

Merhaba Artistanbul!

Merhaba Artistanbul!

Yeni bir işe başlamanın hem teknik hem de sosyal bazı zorlukları var. Sosyal bakımdan iş arkadaşlarınızla tanışmalı, belirli bir samimiyet kurmalı ve sizden önce kurulagelmiş “ofis kültürüne” ayak uydurmayı öğrenmelisiniz.

Teknik bakımdan ise yapılmakta olan işlerin nasıl yapıldığını öğrenmeli ve ısınma sürecini olabildiğince hızlı atlatarak değer katmaya başlamalısınız. Hepsi birleştiğinde son derece zor bir süreç.

Ben de bu sürece geçtiğimiz hafta Artistanbul’da yazılımcı pozisyonunda başlayarak adım attım. Burası küçük ve sıkı bir ekibin yürüttüğü bir eğitim, topluluk yönetimi ve yazılım ajansı. Ekibin küçüklüğü bir aile havası yaratıyor. Patronunuz da görünce saklanmak isteyeceğiniz değil de “Gelse de güzel hikayeler anlatsa” diyeceğiniz türden biri ise yukarıda bahsettiğim sosyal zorluklar kendi kendine çözülüyor.

İş yazılımcılık olunca teknik yön daha ağır basıyor haliyle. Başlamadan önce “eski kodları nasıl anlayacağım”, “bildiklerim yetecek mi” gibi korkularım vardı. İlk haftada şunu farkettim: Evet, eski kodları anlamak zor ve hayır, bildiklerim yetmeyecek. Bu konuda yapılabilecek tek şey, emek verip doğru soruları sormak. Tabi çalışma ortamının da öğrenmeyi ve soru sormayı teşvik edici olması gerekiyor. Ee, lideriniz (Onur) bir yandan kahveniz için süt köpürtürken bir yandan da çeşitli fonksiyonların işlevlerini anlatıyor, “Bak geçen gün çok havalı bir şey yazdım” diye size programın parçalarını gösteriyorsa soru sormak ve cevabını almak, doğal bir sürece dönüşüyor.

Diğer bir motivasyon kaynağı da ofisteki özgür ortam. En üstte şirket bazında, daha aşağıda yazılım ekibi bazında çeşitli görevler var ve bunların halledilmesi gerekiyor ama bunların halledilmesi bakımından tam bir otonomi söz konusu. Bunu yaparken hangi dağıtımı, hangi editörü, hangi aracı kullandığın sana kalmış. Aşina olduğun araçlarla daha iyi çalışıyor olman bir yana, bir dayatmanın olmayışı da verimi artırıyor.

Beni en çok etkileyen konu ise “prensip” olarak açık kaynak kodlu yazılım üretiyor oluşumuz. Yazılıma ilgim Stallman‘ın düşünceleri ile tanışmam sonucu başlamıştı. İlk çalıştığım şirketin bu görüşlere bağlı olmasını kendim için büyük bir şans olarak görüyorum.

Artistanbul ailesine katıldığım için çok mutluyum. Birinci haftanın sonunda öğrendiklerime bakacak olursak, ilerleyen zamanda burada çok şey kazanacağımdan hiç şüphem yok.

Ege Güneş

Ege Güneş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okuyor. Günlük yaşamında özgür yazılımlardan yana ve Linux kullanıyor. Favori dağıtımıysa Fedora. Ege, sen bana birini fena halde Android... Ne dersin Akın?

Yorum Yok

Yorum Yaz

Yorum
İsim
E-Posta
Website