logo

Yüz Yüze Konuşmaya Ne Dersiniz?

Yaptığı her işte en güzelini yapmaya çalışan, yaratıcı, disiplinli bir ekibiz. Topluluk yönetimi, eğitim teknoloji ve robotik gibi niş konularda uzmanlıklarımız var. Birlikte neler yapabileceğimize bakmak, tanışmak, hayata katma değer sağlamak için görüşmeye ne dersiniz?
iletisim@artistanbul.io
+90 0212 251 64 37

Siz, Hiç “Hayat Tamircisi” Gördünüz Mü?

Siz, Hiç “Hayat Tamircisi” Gördünüz Mü?

Mardin Derik’te yaşayan Hasan Kızıl, engelli hayvanlar için kendi olanaklarıyla yürüteç yaparak onların hayata tutunmasına yardımcı oluyor.

Hasan’ın hikâyesi tam olarak evlerine gelen bir misafirin aracının motoruna sıkışan kediyi kurtardığında başlamış. Soğuk bir kış gününde ısınmak için motora saklanan kediyi çıkardığında acil müdahale yapılamadığı için kedi hayatını kaybetmiş. Kedinin kurtulamamasından çok etkilenen Hasan, o geceden sonra ihtiyacı olan hayvanlara nasıl yardım edebileceğinin yollarını aramaya koyulmuş.

Arayışları sırasında felçli, kolunu ya da bacağı kaybeden hayvanlar için yapılan çalışmalara rastlamış ve elinde bulunan tüm olanakları zorlayarak kendisi de bu hayvanlar için yürüteç tasarlamaya başlamış. Sanayiden, komşuların kullanmadığı hurdalardan, etraftan bulabildiği parçaları kullandığını belirten Hasan, yaptığı yürüteçler için herhangi bir ücret kabul etmiyor.

Turkcell’in sosyal sorumluluk projelerindeki aktifliğini, duyarlığını, Zeka Küpü Projesi kapsamında yazdığımız blog yazılarından da takip ediyorsunuz. Canlıların yaşamına bu denli duyarlı ve merhametli bir girişimde bulunan Hasan’ı duyunca, çalışmalarına daha profesyonel bir yönde devam edebilmesi için Turkcell ekibi Hasan’a bir üç boyutlu yazıcı ve bilgisayar hediye etti.

Turkcell sosyal sorumluluk ekibinden Ebru Çalış ve çekim ekibiyle geçtiğimiz günlerde Mardin’e Hasan’ı ziyaret etmeye gittik. Bir gün boyunca Hasan’ın birinci ağızdan anlattığı hikâyesi kayda alındı. Önce Eski Mardin denilen şehrin asıl merkezinde çekimler yapıldı. Hasan’ın ailesiyle beraber yaşadığı evinde devam edildi. Evin zemin katında bulunan kiler gibi küçük bir odayı atölyeye çevirerek kendisine güzel bir çalışma alanı oluşturmuş Hasan. Bu sevimli atölyedeki malzemelerin bir kısmını yine kendi olanaklarıyla bir kısmını da çevresinden ediniyor. Mesela aşağıdaki fotoğraflarda göreceğiniz yazı tahtasını yıkılan bir okuldan almış. Yaptığı tüm yürüteçleri bu atölyede tasarlayıp hazırlıyor.

Hasan’ın bir de sıpası var :). Tatlı mı tatlı bu sıpanın annesi bir gün Hasan’ın evinin bahçesine geliverir ve orada doğum yapar ama ne yazık ki doğum sırasında hayatını kaybeder. Bu küçük sıpayı da Hasan sahiplenir. Tüm gün Hasan’ın peşinde dolaşan sıpayı bir görseniz, iki samimi arkadaş gibiler :).

 

İlk günün akşamında yemeği tüm ekiple beraber Hasan’ın evinde yedik. Annesi bir gün önceden bizim için hazırlıklar yapmış, şahane bir sofra hazırlamıştı bize.

Ertesi sabah çekimlere devam etmek üzere yeniden bir araya geldik. Çekimler tamamlandıktan sonra eğitim başladı. Hasan’ın heyecan ve merakla çalıştırmayı beklediği üç boyutlu yazıcısını birlikte kurup denemelere başladık. Eğitim için az bir süremiz kalmıştı ne yazık ki ama günün sonunda bunu telafi etmek üzere anlaşarak ayrıldık. Ultimaker 2+’ı nasıl kullanması gerektiğini, menüleri ve cihaz bakımını mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kısıtlı zamanımıza sığdırmaya çalıştık. Hangi ortamlarda hangi uygulamaları kullanarak tasarım yapabileceği konusunda bilgilendirmelerde bulundum. İkinci günün sonunda İstanbul’a dönüş yaptık.

Bu arada Mardin’e gidemeyip de merak edenlere küçük bir galeri:

İstanbul’a döndükten sonra da Hasan ile irtibatımız devam etti ve yarıda kalan eğitimimizi tamamlayabilmemiz için Turkcell ekibi yardımıyla İstanbul’a geldi. Artistanbul ofisinde kullandığımız üç boyutlu yazıcı Hasan’a Turkcell tarafından verilenle aynı modeldi. Bu da birebir deneyimleme açısından faydalı oldu. Öğlen saatlerinde eğitimi tamamladıktan sonra daha mutluyduk. Hasan artık kendi protez tasarımlarını yapabilecek, modelleyebilecekti.

Hayvanları sevip onlara bu denli merhametle yaklaşan birinden ancak iyilik beklenebilir değil mi? İşte Hasan da tahmin ettiğiniz gibi naif ve iyi kalpli bir dostumuz. Şimdiki hedefi kolu ya da bacağı olmayan canlılara uygun protezler tasarlayıp hayata geçirebilmek. Umarım bu güzel hedeflerini de bir an önce gerçekleştirip, daha fazla cana umut olmaya devam eder.

Hasan’ın bu güzel hikayeyi anlattığı, Turkcell’in hazırladığı video ile başbaşa bırakıyorum sizi:

Deniz Erkul

Deniz ofisimizde eğitim belgeleri yazmaktan ötürü gencecik yaşında "kedili teyze"lerden biri oldu. Ofisimizin gerçek patronu Van kedimiz "Rakı Bey" ile aralarında seviyeli bir ilişki olan Deniz'e mutluluklar diliyoruz.

1 Yorum
  • Ali Işıngör
    Cevapla
    Gönderim11:58, 25 Ekim 2017

    Hasan’ın ofisimizde çalıştığı gün yurtdışındaydım. Kendisiyle tanışamadığım için üzgünüm.

    Turkcell reklam filminden izleriz artık 🙂

Yorum Yaz

Yorum
İsim
E-Posta
Website