Dijital Bahar Türkiye’nin Dört Bir Yanında!
Turkcell Dijital Bahar Projesi ile huzurevi sakinleriyle yeni dünyalar keşfetme ve dijital dünyada güvende kalma serüvenimiz, ülkenin dört bir yanında devam ediyor.
Bu yazıda bahsedeceğimiz şehirler; Konya, Düzce, Uşak ve Sivas. Bu yazıda Karadeniz, Ege ve İç Anadolu’nun tatlı insanları ile tanışmamızı, öğrendiklerimizi ve en önemlisi de eğlendiğimiz anları anlatacağım.
Konya bu yazının ilk durağı, benim başlangıç noktam Ankara olduğu için, ulaşmak kolay ve keyifliydi. Konya’daki tatlı yaşlılar ve çalışkan ekibi gerçekten bana unutulmayacak bir deneyim yaşattı.
Konya Meliha Ercan Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, Konya Sille’de bulunuyor ve gerçekten huzur ve refah dolu bir yer. Oradaki yaşlıların ilgisi ve teknoloji merakları beni mutlu ederken, soruları beni biraz terletti. Eylül’ün ilk yarısında Sille’yi de görmüş olduğuma sevinerek, bu yazının ikinci şehri olan Düzce’ye doğru yola çıkıyorum.
Turkcell Dijital Bahar ile Anadolu turu
Düzce galiba en yoğun katılım olduğu şehirlerden biriydi. Yaşlılar çok sosyal ve teknoloji konusunda ilgiliydiler, normal zamanlarda çay salonu denilen meyve bahçesini ve fındıklığı gören bu odada zaman geçiren yaşlıların yeni adresi kesinlikle Turkcell Dijital Bahar Salonu olacak. Tabletlerle oyun oynamaktan ve komik videolar izlemekten hoşlanan huzurevi sakinlerinin dijital güvenlik konusunda endişelerini ve tecrübelerini sunum sonunda benimle paylaşmaları, endişelerinin azalmasına yol açtı, benim için de meslek hayatımda karşılaştığım bu endişe dolu sorular ciddi bir gelişme alanı oldu. Elbette kendi bahçelerinde yetiştirdikleri elmaları yemek de güzel bir kazanımdı. 🙂
Sıra 3’üncü şehrimizde, benim de köklerimin bolca etkileşim içinde olduğu bu topraklarda eğitim vereceğimi öğrendiğimde çok sevindim, Tarhana ve Güzel Kilimler Diyarı: Uşak.
Uşak Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, kesinlikle bu huzurevlerinin arasındaki en eski olanı hatta önünde kendi adını taşıyan bir piknik alanı bile var, Huzur Park. Uşak Huzurevi’ndeki yaşlılar yoğunluklu olarak, emekli öğretmen oldukları için, benim öğretmen reflekslerimi fark ettiler. Bol bol gerçek hayat örnekleri üzerinden konuşarak geçen dersimizin ardından, TV+’ın devasa film arşivinde gezintiye çıktık. Derste beni en çok etkileyen anlardan biri, kapının yanına park edilmiş yürüme yardımcılarıydı (walker). Yürümekte güçlük çeken hanımların da gelmesiyle dersimiz daha da güzelleşti.
Ben bu yazının son iline doğru yüksek hızlı trende yol alırken, açıkçası bu kadar aktif kullanılan bir Turkcell Dijital Bahar Salonu kullanımı beklemiyordum. Sivas İhramcızade Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, şehre yakın konumu ve yoğun katılım sayesinde gerçekten çok verimli oldu. Ders sonunda kendilerini daha güvende ve öğrenmiş hissettiklerini söylediler ama eğitimin son günü tüm katılımcılar bana göstermek ve sorular sormak için bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlarını getirince, bu projenin ne kadar anlamlı olduğunu tekrar anladım.
Diğer huzurevlerinin Dijital Bahar salonlarında buluşmak üzere 🙂

