Bizi Takip Edin!

python Tag

3 boyutlu yazıcı

3 boyutlu yazıcı. Şimdiye kadar hakkında hiçbir şey duyup görmemiş olunsa bile ismini okuyunca ne yaptığına dair bir fikir oluşuyor. Benim üç boyutlu yazıcılara dair duyduğum ilk haberler genelde askeri alanlarda olduğu için günlük hayatımıza bu kadar hızlı gireceğini düşünmemiştim. Hatta benim hayatımda herhangi bir yeri olmayacağından emindim. Gün geçmiyor ki, hayat bize düşüncelerimizi bir kez daha yedirmesin. İşyerimde tam arkamda çalışan bir 3 boyutlu yazıcı var!

+ Ben, burada yalnızca bana anlatılanı aktardım sizlere. Kendimden hiçbir şey eklemedim.
– Peki size bunları kim anlattı?
+ O gün orada olan biri.
– O gün orada olan o biri niçin doğrudan doğruya bunları bize anlatmamış?
+ Bilmiyorum. Korktuğu için olabilir. Ya da anlatmayı beceremediği için.

Ferit Edgü bu satırları yazarken elbette API’ın ne olduğundan haberi yoktu. Ama tam olarak API’lar bu yüzden ortaya çıktı: Makineler arası sistematik bir iletişim kurmak. Uzun uzun yazmak gerekirse “Application Programming Interface”. API belli kurallar bütünü içinde gelen isteklere standart cevaplar (tipik olarak HTTP) veren bir sistemdir. Kod değil bir üründür. Bu nedenle dilden bağımsız çalışır.

GitLab CI ile üretkenlik

İstanbul’un orta yerinde, Cihangir’de, haritası çıkartılmış olsa da hâlâ gözlerden uzak küçük morumsu bir ofis vardır, Artistanbul. Bu ofisin içerisinde benim beşincisi olduğum sekiz kişilik bir geliştirici ekip çalışır. Web dünyasının PHP soyundan gelen bu geliştiriciler Python’ın hâlâ web için biçilmiş kaftan olduğunu düşünürler. Bir de Gitlab CI var elbette…

Merhaba! Ben Burak İbiş. Artistanbul’un yazılım ekibine Python geliştirici olarak başlayalı yaklaşık 3 hafta oldu. 4 yıl önce İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nin havuzlu bahçesinde kepimi atarken hayatımın sonuna kadar ciddi e-postalarla c-level yöneticilere çeyrek dönemler için kârlılık forecast’leri göndereceğimi düşünürdüm. Eh, bir süre öyle de oldu. Türkiye’nin en büyük 10 şirketinden 3’ünde 4 yılımı hayallerimin peşinde koşarak geçirdim.

Sevgili Ali Işıngör’ün bana “Pazartesi gel başla” demesinin üzerinden (dile kolay) 7 yıl 4 ay geçmiş. 2011’deki çok da uzun sürmeyen bir yazı zamanlı çalışma macerasının ardından, ne oldu da 2015 yılında kendimi yine Artistanbul kapısında buldum ben de bilmiyorum. Artistanbul’un “işini en iyi şekilde yapma” aşkı dışında şirketle ilgili neredeyse her şeyin değiştiğini ilk anda hemen fark etmiştim.