logo

Yüz Yüze Konuşmaya Ne Dersiniz?

Yaptığı her işte en güzelini yapmaya çalışan, yaratıcı, disiplinli bir ekibiz. Topluluk yönetimi, eğitim teknoloji ve robotik gibi niş konularda uzmanlıklarımız var. Birlikte neler yapabileceğimize bakmak, tanışmak, hayata katma değer sağlamak için görüşmeye ne dersiniz?
iletisim@artistanbul.io
+90 0212 251 64 37

İlk Hafta Notları

İlk Hafta Notları

Artistanbul’da ilk hafta son derece eğlenceli bir şekilde Sonisphere ile noktalandı. Biraz tecrübe kazanmak biraz da buradaki ekibin işleyişini öğrenmek için bu haftayı bir blogger uygulaması geliştirmekle geçirdik. Burada kodlama mümkün olduğunca standart kütüphanelerden faydalanarak yapılıyor. Zaten yazılmış olanın tekrar yazmak yok. Buna karşılık kod konusunda pek seçici değiller, değişken isimleri, yorum satırları vs. öyle inanılmaz önemli değil, bunun sebebinin Python da zaten okuyup anlamanın çok kolay olmasına bağlıyorum ya da Gökmen ve Uğur çok zeki koda bakınca hiçbir şey sormadan sorunlarımızı çözüyorlardı 😀

Belki basit olabilir ama, bir blogger yazarak neler öğrendim bir bakalım:
1. POST bilgilerini tek tek almaya çalışma, forms.py diye birşey var Django’da
2. Etiketleri de tags kütüphanelerine bakarak kolayca halledersin, elle yazma.
3. URL Name Dispatcher kullan, url değişikliklerine karşı programını koru.

Gördüğünüz gibi bunların hepsi dokümanları inceleyerek öğrenilebilir, ama kim evde kod yazarken doküman okumak ister ki? Ayrıca öğrendiğim en önemli şey, Django hata ayıklama raporlarına inanmamaktı. Aldığım hataların yarısı bile yanlış olan yeri göstermiyordu, dünyanın en güvenilmez hata ayıklayıcısını yazmışlar bariz biçimde.

Ortamdan bahsedecek olursak, tek kelimeyle rahat. Geliş saati 10:30~ sabah trafiği vs. sorunu olmuyor (tabi bunu kartaldan gelen Ufuk’a sormak lazım asıl), çıkış buna göre 19:00 civarı seyrediyor, ama pek kesin değil. öğlen molası vs. yok, ama istersen kulaklıkları takıp film izlemek, oyun oynamak, kapının önüne inip çekirdek çitletmek serbest. Bu kulağa ne kadar süper gelse de bir haftada Ali Abi’nin dehasını gördüm. 10 kişilik ofiste, öyle çekirdek serbest falan güzel olsa da, insan vicdan yapıyor bir nevi, öyle 2 saat mola veremiyor, 5 dk. sözlük okuyup direk işe devam ediyorum ben şahsen. Buzdolabımız var burada, çılgınca ice-tea tüketiliyor, öğlen yemeklerimiz anlaşmalı bir lokantadan geliyor. Asıl eğlence Ahmet’te, şu anda bile anlattıkça coşuyor, coştukça anlatıyor, bu adam ne zaman çalışıyor?

Her neyse toparlamak gerekirse, çok çalıştık çok eğlendik. Sonisphere ile haftayı üzerimizden attık, Bu hafta artık papercut yazılacak, bugün bir toplantı yapıp feature set çıkaracağız, hafta sonuna kadar temel işlevleri çalışan bir sistemimiz olacağı kanaatindeyim. Tabi ki bir özgür yazılım portalının projesi olarak herkesin görebileceği şekilde geliştirilecektir, bizler başladığımızda, isteyenlerin kodu inceleyebilmeleri için SVN adresini yine buradan paylaşacağım.

Engin Manap

Engin Manap'ı ofiste kod yazarken bir anda karşısında Azra Akın'ı görünce kekelemeye başlaması ve kernel panic vermesiyle anımsayacağız. Ofisimizden geçen en başarılı stajyerlerden biri olan Engin, bizden sonra TÜBİTAK, Google ve Intellica gibi kurumlarda çalıştı. Kendisiyle gurur duyuyoruz. Bak, yine gülmemiz tuttu...

Yorum Yok

Yorum Yaz

Yorum
İsim
E-Posta
Website